Eskişehirli emekli şoför antika eser koleksiyonunu sergiliyor

Eskişehir‘de 75 yaşındaki Yavuz Yaşıt, gençlik yıllarından bu yana biriktirdiği antika eserleri sergiliyor.

Eskişehir’in Sivrihisar ilçesinde dünyaya gelen Yavuz Yaşıt, erken yaşlarda başladığı hobisini sürdürerek emekliliğinden sonra koleksiyoner olmaya karar verdi. Uzun yıllar şoförlük yapan Yaşıt, 2. Dünya Savaşı yıllarından günümüze uzanan çok geniş bir antika eser koleksiyonunun sahibi.

Antika eserlerin yanındayken oldukça huzurlu hissettiğini belirten Yavuz Yaşıt satmaya karar verdiği antika eserlerini dükkanında, satmak istemediği antika eserleri ise geniş bir salonun içerisinde muhafaza ediyor. Eserlerin çoğunu İstanbul ve Ankara gibi büyük şehirlerden edinen Yaşıt, gençlik yıllarının önemli bir kısmını koleksiyon yapmak için sarf ettiğini söyledi.

Eserlerin giderek çoğalmasıyla birlikte 1990 yılında tamamıyla koleksiyonerliğe yönelen Yaşıt, eserlerin evine sığmaması nedeniyle kısa bir süre sonra antika dükkanı açtı. Eser koleksiyonunun genişlemesiyle tüm eserleri geniş bir sergi içerisinde toparlamaya karar veren Yavuz Yaşıt, eserlerinin paha biçilemez olduğuna dikkat çekerek “Alınan şeyler oldukça kıymetli, bundan dolayı maddi yönünü ikinci plana atıyorum. Çoğu koleksiyoner böyledir. Bir antika eser alınacağında pazarlık pek yapılmaz; çünkü eserin değeri ortadadır. Örneğin birisi nadide bir eserimi almak isterse asla pazarlık kabul etmem. Eserin değeri neyse odur. Bir antikanın değerini ancak alan ve satan kişi bilir, çünkü her koleksiyoner eserlerini severek muhafaza eder.” ifadelerini kullandı.

Yavuz Yaşıt AA muhabirine, çoğu eserin sadece kendisinde bulunduğunu ifade ederek, satışının mümkün olmadığını belirtti. Her tarihi dönemden eser bulunduran Yaşıt’ın koleksiyonunda özellikle antika radyolar büyük bir yer kaplıyor. Antika radyolara özel bir ilgisinin bulunduğunu belirten Yaşıt’ın koleksiyonunda aynı zamanda 1940 ve 70’li yıllardan kalma özel eserler de bulunuyor. Yaşıt, koleksiyonundaki eserlerin bazılarını üreticilerinin bile bulamadığını belirterek şunları söyledi:

“Örneğin eski model bir piyano var; bu modeli sadece bende var, başka kimsede yok. Nadide bisikletler de var. 2. Dünya Savaşı sırasında Almanya’da kullanılan bir bisiklet. Bir de eski bir buzdolabı firmasının özel olarak ürettiği 1970’lerde kullanılan Fransız-Amerikan yapımı bir bisiklet var, ‘bonanza’ diye geçiyor. Bu bisikleti o firmanın çalışanları bile bulamıyor.”

Kaynak: AA / Kültür Sanat

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir